Biz Azerbaycan deyince, Yozgatlılar “Can Azerbaycan” diyor


Seymur Verdizade

Oğullar, babalarının açtığı yoldan yürür. Çoğu zaman o yolu daha da büyütür, genişletirler. İyi bir âşık ustasını, iyi bir evlat da babasını aşmalıdır. Azerbaycan’da böyle söylenir...
Oğlumla benim kaderim arasında birçok benzerlik var. Benim gençliğim Birinci Karabağ Savaşı yıllarına, onun gençliği ise İkinci Karabağ Savaşı dönemine denk geldi. İkimiz de ermeni saldırganlığının acı sonuçlarını yaşadık. İkimiz de yurt özlemini, toprak kaybının hüznünü yüreğimizde hissettik.
İkimizin kaderinde de kardeş Türkiye’de üniversite eğitimi almak varmış. Ben 1998 yılında Gazi Üniversitesinden mezun oldum. Oğlum ise bugünlerde mezuniyet heyecanı yaşıyor. Ben başkent Ankara’da okudum, o ise Ankara’ya çok da uzak olmayan Yozgat’ta öğrenim gördü. Ben beş yıl Ankara’nın, o da beş yıl Yozgat’ın temiz havasını soludu. Ben Ankara’da, o ise Yozgat’ta kendini kendi vatanında gibi hissetti. Beş yıl boyunca kardeş ülkede helal lokma yiyip temiz hava soluduk.
Şahin sayesinde Yozgat’ı yakından tanıma ve sevme fırsatı buldum.
Ben de Karabağ’da, meşhur Diri Dağı’nın eteklerinde büyüdüm. Çocukluğumdan beri çevremdeki insanları dağlar kadar gururlu, kartallar kadar vakur gördüm. Onların yürekleri kar kadar temiz, niyetleri halis, duyguları içtendir. Karabağ’da olduğu gibi Anadolu’da da insanlar ekmeğini alın teriyle kazanır.
1993 yılında Karabağ’da kaybettiğim insanları yıllar sonra Yozgat’ta buldum. Karabağ gibi Yozgat da sert ve soğuk iklimiyle bilinir. Yozgat’a ilk kez 2021 yılında, oğlum Bozok Üniversitesinde eğitim hayatına başladığında geldim. Ekim ayının henüz başlarıydı ama şehir beyaza bürünmüştü. Hava soğuktu, fakat Yozgatlıların yüreği sıcacıktı. Sokakta, pazarda, markette, kahvehanede karşılaştığımız her insandan sevgi, ilgi ve samimiyet gördük. Biz “Azerbaycan” dedik, onlar “Can Azerbaycan” diye karşılık verdi.
Aradan tam beş yıl geçti. Değişen yalnızca takvim yaprakları oldu. Bu süre içinde Yozgatlıların Azerbaycan Türklerine duyduğu sevgi eksilmedi, aksine daha da güçlendi. Bir yazar olarak Yozgat benim için mertliğin, dürüstlüğün, sevginin ve samimiyetin adresidir. Bunun daima böyle kalacağına inanıyorum.
Şahin tatil için eve geldiğinde saatlerce yorulmadan Yozgat’ı anlatır. Onu dinledikçe Çamlık Milli Parkı’nın temiz havası sanki evimizin içine kadar dolar. Yozgat Saat Kulesi’ni ve Yozgat Müzesi’ni, hiç gitmemiş olsak da, adeta gezmiş kadar oluruz. Evimizde herkes Çapanoğlu Camii’ni, Kazankaya Kanyonu’nu bilir. Kadıpınarı Tabiat Parkı, Oluközü Tabiat Parkı ve Davulbaztepe Tabiat Parkı ise en çok görmek istediğimiz yerlerin başında geliyor.
Bugün hâlâ her gün internetten Yozgat’ın hava durumuna bakarım. Eskiden kar yağışı, dondurucu soğuklar ve ayaz haberlerini gördüğümde öğrenci oğlum için endişelenirdim. Ancak Yozgatlıları tanıdıktan sonra bu endişelerim sona erdi. Çünkü Yozgat insanının gönül sıcaklığı, en sert kış günlerinde bile evlatlarımızı ısıtmaya yeter.
Azerbaycan’dan, Bakü’den Yozgatlı kardeşlerimi en içten duygularımla selamlıyorum. Ocağınız tütsün, evleriniz bereketle dolsun, kapılarınız dostlara her daim açık olsun...

Yozgatcamlik.com


MANŞET XƏBƏRLƏRİ